Mesele nedir?

Gösterim: 391

Hasan Ürkmez

 

Kimileri için hariçten gazel okumak gibi gelebilir. Ama öyle değil. Bu memleketin yıllarca yurtdışında yaşamaya mecbur bırakılmış bir çocuğu olarak yaptığım, hariçten gazel okumaktan çok, dışarıdan ülke meseleleri hakkında gözlemlerimi sunmak babında değerlendirilmelidir.

 

Öyleyse son uydurma haberle bismillâh diyerek işe başlayalım.

 

Bilindiği gibi delinin biri ortaya bir lâf attı, altında kaldı. Ne var ki, altında kalan sadece o olmadı. O’nunla birlikte CHP, onun kifayetsiz genel başkanı ve yanındaki karton adamlar, gazeteler, televizyonlarda günlerce bu meseleyi tartışan bilge(!)ler, siyaset uzmanları vesaire... hepsi birden bu yalan haberin arkasından söylenmedik söz, yapılmadık te’vil bırakmadılar.

Devamını oku

Olaylar ve düşündürdükleri

Gösterim: 1127

Hasan Ürkmez

1.

Zaman zaman sosyal medyada şöyle bir dolaşırım. Orada gördüğüm manzara bana insanımızın akıl, zeka, idrak, anlayış gibi zihne ve mücerred olana müteallik ne kadar kelime, mefhum, ıstılah varsa hepsinin iflas etmiş olduğunu gösteriyor. Bir milletin aklıyla ve zekasıyla alay etmek onu küçümsemek elbette benim hakkım değil. Ama istikbalimizi düşündüğüm zaman aklını ve zekasını maalesef neredeyse hiç kullanmayan bir milletle istikbalimizi ne kadar canlı tutabileceğimizden şüphe ediyorum.

Bilgiye kaynağından ulaşmak çok zor değil.

 

2.

Sayın Cumhurbaşkanımız hakkında zaman zaman muhatap kaldığım eleştirilerden birisi de her hangi bir olay karşısında neden böyle yaptığı sorusudur?

—Dolar düştü ama zamları neden geri almıyor?

—Hukuka neden müdahale ediyor?

—Damadını neden bakan yaptı?

—TOKİ binalarıyla Türkiye’yi betonlaştırmış.

Bu listeyi uzatabilirsiniz istediğiniz kadar.

A be adam, dolar kendi kendine mi düştü? Zamları devlet mi yaptı?

Çokça itiraz edilen elektrik faturalarındaki garabetlikler elektrik dağıtım şirketlerinin aç gözlülüğünden başka bir şey değil.

Devamını oku

Yeni ihanetlere merhaba!

Gösterim: 1264

Hasan Ürkmez

Bugünlerde yine Abdullah Gül ismi ortalıklarda dolaşmaya başladı. Parti kuracağından, bu iş için bir takım oluşumların peşinde olduğundan ve bazı eski AK Parti’lilerle mahfillerde toplantılar yaptığından bahsediliyor.

 

Bazı eski AK Partililer dediğim Ahmet Davudoğlu, Ali babacan ve saire... Mehmet Şimşek te bunlar arasında var mıdır bilmiyorum. Başka kimler olduğunu önümüzdeki yakın günlerde birer birer öğreniriz.

 

Eski Cumhurbaşkanı, başbakan ve dışişleri bakanı, hatta bir dönem AK Parti genel başkanı olan bu adam, Türkiye’nin Tanzimat’tan bu yana karşı karşıya kaldığı «kaht-ı rical-adam kıtlığı» sorununun belki de en son ve müşahhas örnekliğini teşkil etmek açısından özel bir çozümlemeye tabi tutulması gereken bir isim.

Devamını oku

24 Haziran: “Büyük Değişim”in tarihi

Gösterim: 1888

Hasan Ürkmez

Başkanlık seçimlerine hızla yaklaşıyoruz.

Ortalık tam bir toz bulutuna doğru gidiyor. Gerilim yükseliyor.

Kimilerine göre ne olacağı ve nasıl biteceği belli olan bir seçime giriyoruz. Kimilerine göre duru bir ortam Türkiye’yi beklemiyor.

Hiç bir değişim kolay değildir. Her değişim bir yeniliği ve her yenilik de acı bir süreci beraberinde getiriyor. Değişimin ve yeniliğin tabiatı biraz da bu acıyı zorunlu kılıyor.

Türkiye gibi siyaset yapmakla sahtekarlık yapmak arasında akrabalık bağları oldukça gelişmiş bir ülkede bu acı veren sürecin kaçınılmaz olacağı da muhakkaktır.

Devamını oku